Felsefemiz

Milad Karakter Gelişim Akademisi olarak farklı bir anlayışla üzerinde uzun yıllardır çalıştığımız ve ciddi deneyimler elde ettiğimiz Karakter Gelişimi; kısa sürede sonuç alınan bir etkinlik değil, sabır isteyen uzun bir süreçtir. “Çocuğun aklı gözündedir” der İbn-i Haldun, çünkü gerçek öğrenme izlemek, model almak ve hayata geçirmekle mümkündür. Karakter, ailede başlayıp mercan gibi uygun şartlarda, zamanla şekillenip pırıltılar saçan bir özelliktir.  Bir çocuğa ulaşmak, iyiyi doğruyu göstermek ve doğru olanı tercih etmesini sağlayacak yanlarını güçlendirmek, çocuğun yazılı öncesi hızlıca ezberleyip, sınavdan çıkar çıkmaz unutacağı bilgilerle gerçekleşemez. Öğretmen öğrencide bir davranış oluşturmadan önce bir duygu oluşturmalıdır ki, içselleşip kalıcı bir davranışa dönüşebilsin. Ancak buna rağmen ülkemizde eğitim, sadece öğretime kaydığı için, pek çok okulda öğrenciler akademik başarıya göre sınıflara ayrıldığı, başarılı öğrencilerin bir yarış içine girip, sürekli soru çözdüğü; başarılı olamayanların ise kendilerini yetersiz hissedip, okuldan ve derslerden soğuduğu, ölçme-değerlendirme kriterlerinin tek taraflı olması nedeniyle çocuğun gerçek potansiyelini açığa çıkaramadığı bir dönemi yaşamaktayız. Böyle bir dönemde Karakter Gelişimi zaruri bir ihtiyaçtır artık. Sadece bu kapsamda verilen evrensel değerler açısından değil, bir çocuğun duygu dünyasını zedelenmeden, kendini bulabilmesi açısından da önemli ve gereklidir.

Karakter Gelişimi sadece yanlış yöne akmaya meyilli bir neslin doğru bir yöne kanalize edilmesi değil, her yetişen bireyin, hangi şartlarda bulunursa bulunsun doğuştan getirdiği ve çevresinden kazandığı özellikleri "en verimli" şekliyle kullanmayı öğrenmesi ve keşfetmesi için bir ihtiyaçtır. Ortam kötüye gitmese de her insanın karakter gelişimine ihtiyacı vardır. Milad Karakter Gelişim Akademisi, İlköğretim Müfredat Programının yapılandırmacı eğitim felsefesi doğrultusunda değişmiş olmasının da etkisiyle, Karakter Gelişim yaklaşım ve uygulamalarını gözden geçirmiş, yeni bir yaklaşım şekli geliştirmiş, bu doğrultuda uygulamar gerçekleştirmiştir. 

Bu yeni bakış açısına göre; Karakter, doğuştan gelen bir özelliktir, uygun çevre koşullarında gelişir. Çocuğun karakter gelişimi için çevre oluşturmak, koşulsuz sevgi ve saygı sunmak önceliklidir. Karakter gelişimi bir öğreti süreci değil, yaşam biçimi olarak kazanım sürecidir. Model olmak, ödül ve cezadan kaçınmak, hata yapmasına fırsat vermek, çocuğu olduğu gibi kabul etmek gerekir. Çocuğun yapısı hareket noktası olarak belirlenmelidir. Gücü kadar; kural, ödev, sorumluluk verilmelidir. Ortam gözleme dayalı olarak ölçülmelidir.

Karakter Gelişimi, durumlar içinden geçtiğinde renklendirilebilen bir prizma gibidir, bir yaklaşım biçimidir. Ruhun zevk alabilmesi kişinin hissedebilme yeteneğine bağlıdır. Çocuğun kendini tanıması, sınırlarını bilmesi, kendi içine yolculuk yapması, özsaygı gelişimi, kendi hatalarını görmesi, kendini fark etmesi önemlidir. Bireysel anlamda öğrenciye yaşam becerileri, toplumsal anlamda da toplumu ayakta tutan değerlerin kazandırılması gayretidir. Bu gayretin istenilen sonuca ulaşması için bütün öğretmenlerin bir tutum birliği içinde, her çocuğun bir mevsimi, çiçek açacağı bir zamanı olduğunu bilmesi gerekir.  Çünkü yaptığımız iş “adeta zarif bir iğne oyası işlemek” tir. Gıdamızı kendi kültürel kaynaklarımızdan alırız. Karakter Gelişim etkinliklerimiz, öğrencilerimizdeki potansiyeli keşfetmeye, onlarda; kendilerine, yaşadıkları ortama ve hayata dair farkındalık oluşturmaya dönüktür. Her öğrenci öğrenebilir, her öğrenci başarabilir.

“Seni diğerlerinden farksız yapmaya bütün gücüyle gece gündüz çalışan bir dünyada, kendin olarak kalabilmek, dünyanın en zor savaşını vermek demektir. Bu savaş bir başladı mı, artık hiç bitmez!” E.e Cummings